Gürcistan Dostluk Derneği
  Faaliyetler
  Dernek Kurulu
Gürcistan
Genel Bilgiler
Tarih
Coğrafya
Din
Dil
Eğitim
KAFKASYA
Gürcüce
Resimler
Gezinti için Lütfen Tıklayınız
Dostlar Sevinsin Diye
Ali Rıza Altunel
____________
Bursaspor ve Ben’lerin Yıkılışı
Engin Şenol
____________
Rus Boyunduruğu
Murat Kasap
____________
Fas (Morocco) da Yaşam…(1)
Selami Gümüş
____________
III. AHMET'DEN MEDENİYET DERSİ; ALMAK İSTEYENE!
Mümin Yıldıztaş
____________
h
Afrika’da da “İyi ki Varsın ...
08.02.2010 

Afrika’nın en  yoksul ama gönülleri en zengin Müslümanlarının yaşadığı Mali’den yazacağım bu kez. İstanbul’un karla buluştuğu ilk gün ben bir kazakla Atatürk Havalimanı’na düştüğümde garip bakışların farkındaydım ama ne yapalım 30 derecilik Mali’den -7’leri bulan İstanbul’a geldiğimi nerden bilecek  -yahu bu adamda bir gariplik var- merkezli bakışların sahipleri. 

 
Ne kadarda özlemişim İstanbul’u, Türkiye’mi.  Ne güzel toprak parçası şu Anadolu. Biz içerde birbirimizi yerken, mecliste bile birilerinin densizliğin en üst seviyesinde laflar ettiği bu günlerde, suni gündemlerle güzelim zamanı sufli uğraşlarla uğurlarken bir bilseniz bu ülkeden beklentileri. Bir bilseniz bu ülkenin geleceğinde kendi geleceklerini gören milyonları.  Ahhh ki ahhhh. Hele Afrika’da Türkiye’den geliyor demenin ağırlığını.

Başkanım, değerli dostum Ali Rıza Altunel’in son yazısında ki “İyi ki varsın Türkiye” başlığının hikmetini bir anlatabilsem şu 73 milyona. Hele dünya şehirlerini gördükten sonra İstanbul’u şöyle dünya gözüyle bir kez daha seyretmek bir kez daha sevmek yok mu?
Resmi rakamlarla 3 milyon, gayri resmi rakamla 6 milyon’luk Başkent Bamako’da bir kavga, bir trafik kazası, bir gasp, basit bir gerginliği bile görmediğim bu güzel insanların yaşadığı ülkede. Batı Afrika’da bulunan ve denize kıyısı olmayan bu ülkenin nüfusu 15 milyon. Yüzölçümü 1 milyon 240 bin metrekare. Kuzeyde Cezayir, doğu’da Nijer, güneyde Burkina Faso ve Fildişi Sahili, güneybatıda Gine, Senegal ve Moritanya ile sınır. 8 bölgeden oluşan bu ülkenin iki hayat kaynağı var: Nijer ve Senegal nehirleri. Dünyanın en fakir ülkeleri arasında sıralanıyor ama sıkı durun altın, pamuk, uranyum, fosfat, kaolin, kireçtaşı, hidro enerji, tarım ve balıkçılık açısında Afrika’nın  belki de en zengin ülkesi. Mali’nin petrol yönünden de çok zengin olduğu vurgulanıyor ama henüz bunun gündeme hiç gelmediğini ekleyelim. Mali yüzde 90’ı Müslüman ülke. Yüzde 2 Hristiyan yaşıyor bu Afrika ülkesinde.  Yüzde 2’ler ama çok rahatlıkla Mali televizyonunda haftada papazları vaaz verebiliyor. Böylesine de özgürler. Unutmadan Mali aynı zamanda Afrika Blues müziğininde merkezi konumundadır. Salif Keita, Ali Farka Toure, Toumani Diabete, İssa Bagayogo, Oumo sangare, Rokia Traore gibi ünlü müzisyenleri var. Otel lobilerinde bu sanatçıların müziği çalar ağırlıkla. Sade, kendi renklerinde, soft ve samimiyet kokan bir sesle Mali’li sanatçıların parçalarını duyarsınız sokaklarda.


Günümüzün Mali Cumhuriyeti bir zamanlar üç tane Batı Afrika İmparatorluğu’nun parçasıydı. 19. yüzyılda Fransa bu ülkeyi işgal edip talan etmeye başladığından bu yana huzur yok. 1960 yılında bağımsızlığını kazanmış ama ekonomik anlamda bir türlü ayağa kalkamamış. Fakat Mali’de bulunduğum sürede bir imparatorluk davranışıyla yüklü insan davranışlarını hep hissettim Bamako sokaklarında. Tüm yoksulluğa rağmen, tüm sıkıntılara rağmen Mali geçmişte bir imparatorluk ülkesi olduğumu haykırıyor. Yoksulluk dedik ya oysa Mali’ye zenginlik sağlayacak o kadar kaynağı var ki.  Denize kıyısının olmaması büyük dezavantaj.  Neyseki şu an Mali’nin başında halkın çok sevdiği ve basiretli bir devlet adamı var:   Amadou Toumani Toure. Kısa sürede bu ülkenin kalkınmışlık sürecinde önemli adımlar atacağına gönülden inanıyorum bu başkanla.  Resmi dil Fransızca. Sokaktaki çocuklar bile Fransızca biliyor. Mali, kendi dili Bambara’nın tüm ülkede temel dil olmasına çok önem veriyor. Gine’nin ve Senegal’in bir bölümünde bambaraca konuşulduğu için bir anlamda Mali’nin bu konuda hassas olmasının nedenini anlıyoruz.  Kendi dillerinde televizyon yayını yapması büyük bir adım. Para birimi Frank seyfa. Bir dolar 450, bir euro ise 600 frank seyfa ediyor. Yabancı paranızı her yerde bozdurmanız mümkün ama bunun bir komisyonu, üstelik seyfayı birer liralık istediğinizde yine ayrı bir komisyon alındığını hemen yazalım. Frans seyfa güçlü bir para zira tam 9 Afrika ülkesi aynı parayı kullanıyor. Libya Devlet Başkanı Afrika’nın desteğini arkasına almak için akıl almaz yatırım yapıyor bu kıtaya. Libya Afrika’da otel yatırımcılığının devi durumunda. Hangi oteli sorsanız “Kaddafi’nin oğluna ait” cevabını alıyorsunuz. Zaten 9 Afrika devletinin Bamako’da ki merkez binasını da Kaddafi inşa edip hediye etmiş.


Mali insanları naif, birazda sömürge altında yaşamanın verdiği bir ürkeklik var tabi. Fakat kadınlar Mali’de son derece özgür ve her meslek katmanında öndeler. Hiç unutmayacağım bir kare de Bamako’da gördüğüm motosiklet yoğunluğu. Onbinlerce motosiklet trafikte. Kullananların yarısı ise bayan. 450 euro’dan satılan motosikletler, başkent Bamako’nun havası kirletmek için başlıbaşına tek neden olabiliyorlar. Çin, Mali’nin ekonomik yapısında son derece etkili olmaya başlamış. Şimdiden de küçük mobetlerle bir devletin başkentini zehirleyecek kadar da hissettiriyor kendini.


Mali ile ilgili anlatacak çok ama çok gözlemlerimiz var. Fakat Türkiye’nin Afrika’da mutlaka olması gerekiyor. Bu kıtada 14 büyükelçiliğin açılması kararı için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na gönülden tebrik ediyorum.  Afrika’da “Türkiye’liyim” demenin mutluluğunu ve karşılığında oluşturulan o sevgi halkasının bana neler yaşattığını kelimelere dökmem zor. Mali’de artık bir büyükelçimiz var. Fakat birilerinin öğrettiği davranış kalıplarıyla, monşer mantığında bir büyükelçinin bu ülkelerde ve ülkemize yapacağı katkı hiç yok.  Geçmişte onlarca ülkede hiç olmadığı ve hiç katkı yapmadıkları gibi. Türk Hava Yolları mutlaka başkent Bamako’ya uçmalı. Hemde en kısa zamanda. Bu gereklilik ve zaruret.


Mali’nin Türkiye Fahri Konsolosu Hüseyin Başaran ve değerli işadamı dostum Ali Ekinci ile dönüşte bir değerlendirme yaptığımızda hepimiz bir sonuca kilitlenmiştik: Sahi Türkiye Afrika’da neden yoktu? Eğer biraz daha geç kalırsak başlıkta olduğu gibi “Bonjur Afrika” demeye devam eder geçmişte olduğu gibi ”Afrika yamyam dolu, sizin orada işiniz ne?” martavalına kanarsak “Aurevoir”(Allahaısmarladık) uğurlamasıyla bir 50 yıl daha kaybederiz.  Oysa Afrika yüzünü Türkiye’ye dönmüş “J’ai Soif a Türkiye”(Ey Türkiye susadım) diye bağırıyor.  Tek şartım var. Gidenler özüyle, sözüyle, davranışlarıyla ve eylemleriyle bu ülkenin geçmişindeki asalete, bıraktığı izlere, geçmişin bugüne yüklediği vefa duygusuna sahip insanlar olsunlar. İşadamıyla, bürokratıyla, turistiyle, tüccarıyla örnek insanlar. Yoksa gittiği ülkede otele yerleşir yerleşmez resepsiyona, garsona, kat görevlisine veya tercümana çıtır kızları nerede bulacağını soran zihniyet bu ülkeye bir şey kazandırmaz. Hele hele Türkiye’de hiçbir iş başarmamış, sorumluluk almamış, iflas etmiş ama ders almamış, hiçbir pozitif yönü olmayan, temsil etme görgüsünden uzak kişilerin bu ülkelerde işadamı kimliğiyle dolaşmasının mutlaka önüne geçilmeli. Mutlaka şu ana kadar verdikleri zararı telafi edici çalışmalar yapılmalı, bu tip insanların Türkiye imajının yeni oluştuğu ülkelerde yalan yanlış bilgilerle ortalıkta dolaşmaları engellenmeli.


Henüz yeni geldim. Türkiye kış ayının tüm güzelliklerini ve zorluklarını yaşıyor ama o güzelim kirlenmemiş Afrika güneşinin özlemiyle Mali milli marşındaki o sözleri yazmak istiyorum son olarak:  Pour l'Afrique et pour toi, Mali  (Afrika için ve senin için Mali)

 

BAMAKO HATIRASI: Fransa’dan yakın dostum işadamı İbrahim Bilgiç, Gerant Rabah, işadamı Ali Ekinci, Mali’nin Türkiye Fahri Konsolosu Hüseyin Başaran ve Mali’li şoförümüz Amuoda ile Mali hatırası çektiriyoruz.

NİJER, GÜNEŞ VE KÖPRÜ: Çok geniş alana yayılan ve genelde bahçeli iki katlı evlerle büyüyen Bamako’yu ikiye bölen Nijer nehri, muhteşem Afrika Güneşi ve Bamako’nun akşama yol alan zaman dilimi bir araya geldiğinde işte bu fotoğraf ortaya çıkıyor.

BAMAKO’NUN ÜÇÜZLERİ:  İnsan, otomobil ve en önemlisi motosiklet yoğunluğu içinde pazarda Bamako’da maskot olmuş Mali’li üçüz Mali’li bebeklere rastlıyoruz. Arkadaşlarımız  İbrahim Bilgiç ve Ali Ekinci’nin ilgisi çocukları korkutuyor. Mali’de zaten doğurganlık çok yüksek ve nüfusun yüzde 50’sini çocuklar ve gençler oluşturuyor.

OTELLER KADDAFİ’NİN: Mali’nin Başkenti Bamako’nun hemen hemen tüm otelleri Libya Devlet Başkanı Kaddafi’nin oğlu Mutassım Kaddafi’ye ait. Bamako adını duyanların beyinlerinde   ilk anda yeşil yoksunu bir Afrika şehri algısı oluşur ama gerçekte Nijer sayesinde Bamako yeşil. Bu nehir Afrika’nın birkaç ülkesine hayat veriyor.

KADINLAR ÇOK ÖZGÜR: Mali’de kadınlar her alanda etkili ve son derecede özgürler. Aynı zamanda aile geçiminde yükleri fazla. Doğurganlığın çok yüksek olduğu Mali’de kadınlar başlarının üzerinde 50 kg. aşan yükleri taşımakta zorluk çekmiyorlar.

MALİ’NİN KAPALIÇARŞISI:  Mali altın çıkaran bir ülke ama bu konuda gelişmiş bir sektörü yok. Deri işçiliğinde son derece üretkenler. Ağaç işçiliği de ileri seviyede. Ne var ki Mali’nin Kapalıçarşı’sındaki manzara bu.

BAMAKO’YU CEHENNEME ÇEVİREN MOBET’LER:  Çin  bu mobetleri Bamako’da sadece 450 euro’ya satıyor. Onbinlerce kişi ulaşımını bu mobetlerle sağlıyor ama nasıl bir yakıt kullanılıyorsa 6 milyon’lu bir başkenti  solunamaz hale getirmeye yetiyor. Bamako’da her şey güzel ama küçük ulaşım araçlarının oluşturduğu kirlilik çekilir gibi değil.

 

Okunma Sayısı:  275
Yazıyı Kaleme Alan :  Engin Şenol

YAZIYA AİT YORUMLAR
BU YAZIYA YORUM YAZINIZ
IP Numaranız 38.107.191.118
Adınız Soyadınız
Email Adresiniz:
Görüşleriniz:
Limit: Yazacağınız karakter 1000 i geçmemeli
Güvenlik Kodunu Giriniz: 09719