Gürcistan Dostluk Derneği
  Faaliyetler
  Dernek Kurulu
Gürcistan
Genel Bilgiler
Tarih
Coğrafya
Din
Dil
Eğitim
Kafkasya
Gürcüce
Yalnızlık
Nazime Nehir Kılıç
____________
სტამბოლში გამართული სიმპოზიუმის შესახებ
Orhan Şardağ Beridze
____________
Geçmişten Geleceğe…...
Kenan Güler
____________
Kardeşlik Kafkaslarda Yeşeriyor 2
Ali Rıza Altunel
____________
Mutluyum Dostlar
Engin Şenol
____________
Batum Aziziye Camii
Murat Kasap
____________
Yıl 1980
Selami Gümüş
____________
Osmanlı Arşiv Kayıtlarında Gürcistan ve Gürcüler Kitabı Üzerine
Mümin Yıldıztaş
____________
h
Bütün yönleri ile Gürcü dosyası -6
Bütün yönleri ile Gürcü dosyası -6
28 Mart 2013 Perşembe 02:30
Kâtip Çelebi, 17. yüzyılda kaleme aldığı Cihannüma adlı eserinde Gürcistan’la ilgili geniş malumat verir: “Gürcistan, Şirvan Denizi ile Karadeniz arasında dağlık bir ülkedir. Halkına Gürcü denilir.

 

Bütün yönleri ile Gürcü dosyası -6

Osmanlı kaynaklarında Gürcüler

Yusuf Han Kardelen / İstanbul

Kâtip Çelebi,  17. yüzyılda kaleme aldığı Cihannüma adlı eserinde Gürcistan’la ilgili geniş malumat verir: “Gürcistan, Şirvan Denizi ile Karadeniz arasında dağlık bir ülkedir.  Halkına Gürcü denilir. Birbirinden bağımsız birçok krallığa bölünmüştür. Halkının tamamı gürcüdür. Gürcistan’da birçok kale bulunuyor.  Birçoğu Sultan Süleyman zamanında vezir Ahmet Paşa tarafından fethedildi.  Livane vadisi Gürcistan’ın mamur vilayetlerindendir. Gürcistan Dağları denilen Cebel-i Gürzi, Karadeniz’in doğusundan,  Elbruz’un batısına ve Erzurum Dağları’na kadar uzanan bir alanı çevrelemektedir. Bu alanda yetmiş iki lisanı konuşan muhtelif halklar yaşamaktadır. Ahıska, Gürcistan sınırlarına dâhil olup eyalet merkezidir. Gürcü hükümdarlarından Menuçehr tarafından yönetiliyordu. 1580’de Sultan Murat zamanında fethedildi ve hükümdar Müslüman oldu. Ahıska’nın yönetimi Menuçehr ve kendisinden sonra gelecek ailesine ocaklık yoluyla verildi. Kızılbaşların eline geçen şehir 1635’te Kenan Paşa tarafından tekrar alındı ve Sefer Paşa’nın yönetimine bırakıldı. Ahıska’da birçok cami, medrese, han ve hamam vardır. Ayrıca halkın eski Müslüman Mezarlığı diye andığı eski mezarlıklar bulunmaktadır. ”

Meşhur Osmanlı Gürcüleri: Yusuf Ziya Paşa

PADİŞAH III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde iki defa sadrazamlık yapmış, Gürcü asıllı devlet adamlarındandır. 1793 senesinde Diyarbakır valiliğine getirildi.  1794’te ilaveten Erzurum valisi, 1796’da Çıldır valisi oldu. Kendi isteğiyle Çıldır valiliğinden ayrıldıktan sonra Trabzon valiliğine atandı.  Ziya Paşa valililiği döneminde Doğu Anadolu’da eşkıyalar,  halka eziyet eden ayanlar, mütesellim, derebeyleri ve aşiretler çoğaldığından, önce madenin çalışmasının düzene girmesi ve daha sonra’da bu eşkıya kişi ve aşiretlerin ortadan kaldırılması için mücadele etti ve bu mücadelesinde büyük ölçüde başarılı oldu.  20 Ağustos 1798 tarihinde sadrazam oldu.  Yusuf Ziya Paşa ve Küçük Hüseyin Paşa’nın komutasındaki Osmanlı Ordusu, 1801 senesinin Mayıs ayında yapılan savaşta Fransızları yenerek Mısır’ı geri aldı. 1805 senesinde görevinde istifa ancak 1809’da Padişah II. Mahmut tarafından ikinci defa Sadrazamlık görevine getirildi. 1819 senesinde vefat etti.

Evliya Çelebi: Halkının çoğu Müslüman ve Sünni’dir

17. yüzyılda Gürcistan’ın gezen Evliya Çelebi, Gürcüleri kavm-i necip (temiz kavim) olarak tanıtır. Gürcistan’da Gürcü, Ermeni ve Gökdolak gibi halkların yaşadığını belirten Çelebi, eserinde ayrıca Şavşat Gürcülerinin konuşmalarından örnekler de verir. Çelebi, Tiflis şehrini, yapıtları ve halkıyla bir İslam şehri olarak nitelendirir. “Kür Nehri kenarında yalçın kaya üzerinde birbirine karşı iki kaledir ki Bitlis ve Tiflis denir. Aralarında Kur Nehri akar. Bir kayadan bir kayaya büyük bir hisar şeklinde olduğu için, kolaylıkla kalelerin birinden diğerine geçilebilir. Büyük kale Kür Nehri’nin güneyinde, küçük kale ise kuzeyindedir. Hisar içerisinde altı yüz toprak örtülü evleri vardır. Han sarayı bu kalededir. Camii, han ve hamamı, küçük bir çarşısı vardır. Küçük kalesini sonradan Yerd-i Cürh Şah yaptırmıştır. Yalçın bir tepe üzerinde, dört köşe, küçük bir kaledir. Kalesinin içerisinde üç yüz ev ve cami vardır. Halkının çoğu Osmanlı zamanından beri Sünni olup, Hanefi ve Şafii mezhebindendir. Bilginleri çoktur. Ahıska Kalesi, yalçın bir tepe üzerinde taştan yapılmış, ferahlık veren bir kaledir. Kale içerisinde I. Sultan Selim Camii vardır. Ayrıca toprak ile örtülü minaresiz Künbetoğlu Camii vardır. Aşağı kalede Halil Ağa Camii vardır. Vilayet halkı ehlisünnet ve mümin kişiler oldukları için beş vakit namazdan başka her camide Kuran ve öteki ilimler okunur. Hususi medresesi ve darü’l-kurrası yoktur. Fakat ilim öğrenmek isteyen talebesi çoktur.’’ (BİTTİ)

 

Okunma Sayısı:  1978
Hazırlayan:  admin
Dernek Duyuruları
:: Son Yazılar ::
  Hasan Paşa (Atabekza..
  Mehmet Abdurrauf Bey
  Mustafa Nuri Bey (Me..
  Cafer Fahri Dikmen
Ziyaretçi Defteri
Deftere Yaz

Defteri Oku
ARAŞTIRMA YAZILARI
Kütüphanemizi gezmek için Lütfen Tıklayınız
Resimler
Gezinti için Lütfen Tıklayınız
Site Arşiv
 Dosyalar için Lütfen Tıklayınız  Dosyalar
 Dosyalar için Lütfen Tıklayınız  Videolar
Site İstatistikleri
 Bugunku Ziyaretci 466
 Bu Ay Gelen Ziyaretci 23466
 Bu Sene Toplam 254724
 Ortalama Ziyaretci 813
 Toplam Ziyaretcimiz 3720050
Gürcistan Dostluk Derneği web Sitesi © 2007 Tüm Hakları Saklıdır.